Komşuluk münasebetleri





İslâm dini, komşular hakkında iyi bir geçim yolu tesis etmek için, ahlâki ve vicdani yönden birtakım emirler vermiş; bunlara riayet etmeyen kimseler için de hukuki müeyyideler koymuştur.
Resul-i Ekrem (sav), Allah'a (cc) ve ahiret gününe inancı bulunan kimsenin komşusuna iyilik yapmasını ve eza vermekten sakınmasını emretmiştir. Peygamber (sav) Efendimiz'in edeb ve ebede ışık tutan sözlerine riayet edenler, muaşeret kaidelerine uyarak, komşularıyla iyi geçim yolunu tutarlar.
Cılız bir imanın ışıklandırmadığı hayat yolunda vicdanının sesinden habersiz olarak hareket edenleri ve gaddarca davranışlara cür'et gösterenleri irşad edip yola getirmek için, marufu (iyilik) emir ve münkerden (kötülük) nehiy yolunu denemelidir
İslâm dini, verdiği emirlere riayet etmeyen şahısların hareketlerini engellemek için kazai merciler kurmuş ve cezai hükümler koymuştur.
Komşusunun zararına uğrayan bir kimse, şahsi uyarması ile bunu önleyemez ise müftiye müracaatla fetva ister ve aralarının sulh-ü müsalemetle hallolma çaresini araştırır. Buna imkân bulamazsa kaza (hüküm verme) merciine başvurarak mahkeme kararı ile komşusunun zararını önlemeye çalışır.
Sicillât-ı şer'iye arşivleri gözden geçirilecek olursa, nice göğüs kabartıcı kararlar, zararları önleyen hükümler görülür.
Biz, itfa müessesesince verilmiş fetvalardan birkaç örnek vererek, komşudan gelmesi ihtimali bulunan zararı önlemek için, vaz edilmiş hükümleri dile getirmek istiyoruz. Bu arzumuz, aynı zamanda, mazimizin mefahir dolu hatıralarını dile getirmekte yardımcı olacaktır.
2955 - Ali Efendi Fetvalarından: "Zeyd'in evi yakınında, Amr'ın yapmış olduğu harmanın tozu (komşusu) Zeyd'in evine ulaşır ve zararı açıkça görülür olsa, Zeyd, Amr'ın zararını önlemeye muktedir olur" (H.Ec. 2/168)
Açıklama: Müslüman, eliyle, diliyle ve malı ile komşusuna zarar vermeyecektir. Bu, umumi bir prensiptir. Bu hükme dayanarak, harman tozundan evini koruma imkânı bulamayan Zeyd, Amr'ın harmanını başka yerde yapmasını istemekte dinen haklı bulunmaktadır.
2956 - Ali Efendi Fetvalarından: "Zeyd'in sonradan yaptırdığı "börekçi" fırınının dumanı, o civardaki Amr'ın evine girip zarar verdiği açıkça görülecek olsa, Zeyd (fırını yakmaktan) men olunur" (H.Ec. 2/168)
Açıklama: Dikkat edilirse, fırının yakılmasına mani olabilmek, o fırının evlerin bulunduğu mahalle "sonradan yapılmış" olma şartına bağlanmaktadır. Evlerden uzak ve müstakil bir yerde çalıştırılan fırının yanına ev yapan kimsenin, "Bana zararı oluyor" diye engel olmaya hakkı yoktur. Zira, kendisi bilerek orada ev inşa etmiştir.
2957 - Ali Efendi Fetvalarından: "Sonradan yaptırılan aşçı dükkânının, yakınında bulunan bezzaz (manifatura) dükkânına zararlı olduğu açıkça görülecek olsa, mani olunur" (H.Ec. 2/168)
2958 - Ali Efendi Fetvalarından: "Sonradan yaptırılan Selhhâne'nin pisliği ve (yayılan) kokusu cami-i şerifin cemaatine eza verecek olsa, men olunur" (H.Ec. 2/168)
Açıklama: Her iki fetva, yukarıdaki fetvada olduğu gibi, aşçı dükkânına ve selhhâne'nin sonradan yapılmış olması şartına bağlanarak mani olunabileceği hükmünü getirmektedir. Fetvadaki "Selhhâne" bugünkü dilde salhâne'dir.
2959 - Netice Fetvalarından: "Hususi bir yolda evi bulunan Zeyd, o yolun başını kapatıp evine eklemeye güçlü (ve salahiyetli) olmaz" (H.Ec. 2/166)
2960 - Netice Fetvalarından: "Hususi bir yolda yapılmış su kuyusunda, o yolun sahipleri, eskiden beri, ortaklaşa faydalanıp gelmişler iken, içlerinden Zeyd "Bu günden sonra sadece ben faydalanacağım" demeye güçlü (ve haklı) olmaz" (H.Ec. 2/167)
2961 - Netice Fetvalarından: "Alt katı, Zeyd'in dükkânı,üst katı ise Amr'ın evi bulunan bir yer, yanmış olsa, Amr, evini eskisi gibi yapsa, Zeyd de dükkânını önceki gibi bina etmek dilediği zaman, Amr "Ben razı olmam" demeye güçlü olmaz" (H.Ec. 2/167)
2962 - Behce Fetvalarından: "Üstü Zeyd'in, altı ise Amr'ın olan evin zelzeleden üst katı yıkılmış olsa, Zeyd, evvelkisi gibi yapmak dileğinde Amr onu engellemeye güçlü ve salahiyetli olmaz" (H.Ec. 2/165)
2963 - İbni Nüceym Fetvalarından: "Zeyd ile Amr'ın aralarında ortak olup yıkılmaya yüz tutmuş bulunan bir duvarı Zeyd "Sökelim" dese, Amr çekingen hareket etse zorlama yapılır" (H.Ec. 2/165)
Açıklama: Mâil-i indihâm olan bir duvar, tehlike arz ediyor demektir. Tamiri kabil olmayınca, söküp zarar vermeyecek duruma getirmek icap eder. Duvar sahipleri bunu yerine getirmeyecek olursa ilgili mercilere zorlama yapılır.
2964 - Feyziye Fetvalarından: "Zeyd, evine yaptırdığı abdestliğin suyunu bir boru ile, hakkı olmayarak Amr'ın evine akıtır olsa, Amr bunu men etmeye kadir olur" (H.Ec. 2/166)
Açıklama: Abdestlikten akan suyun komşunun duvarına veya sağlığına zarar vermek ihtimali vardır. Bu sebeple zarar gören ev sahibinin hukuki yollardan bunu önlemeye hakkı bulunmaktadır.
2965 - Ali Efendi Fetvalarından: "Zeyd, Amr'ın tarlasına yakın ev yapsa, "Senin tarlandan evimin kadınlarının oturduğu kısmı görünür, tarlada ziraat yapma" diye Amr'ı engellemeye güçlü ve haklı olmaz" (H.Ec. 2/168)
2966 - Abdürrahim Fetvalarından: "Zeyd, evinde, komşusu Amr'ın pencereleri hizasında bir ocak yapsa, dumanı tamamen Amr'ın evine girip çok zarar etse, Amr, Zeyd'e zararını kaldırtmaya güçlü olur" (H.Ec. 2/168)
2967 - Ali Efendi Fetvalarından: "Zeyd, Amr'ın evi karşısında yüksek bir ev yapmak dilediğinde Amr, "evimin havasına engel olur" diyerek, Zeyd'i bina yapmaktan engellemeye güçlü ve salahiyetli olmaz" (H.Ec. 2/168)
2968 - Ali Efendi Fetvalarından: "Zeyd'in boyahanesi yanında Amr da boyahane yaptırsa, Zeyd, "Bana kesatlık verirsin" diyerek Amr'ın boyahanesini kapatmaya güçlü olmaz" (H.Ec. 2/169)
Açıklama: Bir kimsenin ticaretine kimse engel olamaz. Herkesin rızkını Cenab-ı Hak verir. Esnaf çoğaldıkça, satıcı ile müşteri arasında gerek fiyatların kontrolü gerekse beşeri münasebetlerde bir düzelme başlar. Çarşı ve pazar, kimsenin inhisarında olmadığından ticaret yapmada herkes için eşitlik vardır.
2969 - Abdürrahim Fetvalarından: "Zeyd, bir mescid-i şerifin yakınında değirmen yaptırsa ve mescide hiçbir zararı yok iken, halktan birkaç kimse taassuba kapılıp "Mescid yakınında değirmen yapılmasına rızamız yoktur" diyerek değirmeni yıktırmaya güçlü ve salahiyetli olmazlar" (H.Ec. 2/169)
2970 - Abdürrahim Fetvalarından: "Zeyd, bozahanede sıkılan maddenin küsbesini, hayvanlara yedirmek için, evine biriktirip yığmış olsa, onun yayılan çirkin kokusundan etraftaki komşular ezâ duysalar, hakim Zeyd'in zararına mani olur" (H.Ec. 2/168)
Açıklama: Zamanımızda buna bir misal göstermek gerekirse, pancar küsbesi örnek olarak verilebiir. Zira, bu küsbe de tahammür ettiğinde iz'âç edici bir koku yaymaktadır.
2971 - Ali Efendi Fetvalarından: "Zeyd, Amr'ın umuma ait yol üzerindeki kapısı önüne süprüntü dökse, Amr, Zeyd'i men edebilir" (H.Ec. 2/171)
Açıklama: Bu fetva, hem ferdin hukukunun korunması hem de umuma ait yolların temiz tutulması bakımından ehemmiyet taşımaktadır.
2972 - Ali Efendi Fetvalarından: "Zeyd'in meyve ağaçlarının dalları, Amr'ın evi üzerine uzanıp, zararlı bir hal alsa Amr'ın, o dallardan bağlanması mümkün olanını bağlatmaya, olmayanını kestirmeye hukuki bakımdan gücü yeter" (H.Ec. 2/171)
2973 - Abdürrahim Fetvalarından: "Zeyd'in uzun bir müddetten beri bir mahalde tasarrufunda bulunan han için mahalle halkı, "Biz, mahallemizde han istemeyiz; yık da ev yap" diye Zeyd'e zorlamaya kadir olamazlar" (H.Ec. 2/169)
Açıklama: "Kadim, kıdemi üzerine terk olunur" kaidesinde, eskiden beri han olarak kullanılan bina, daha sonra mahalle halkının isteklerine uyularak hizmet ve faaliyetten alıkonulamaz.
2974 - Ali Efendi Fetvalarından: "Zeyd, mülkü bulunan arsada ev yapmak istediğinde, komşusu Amr, "Evimin sesi dinlenilir" diyerek Zeyd'i engellemeye güçlü olmaz" (H.Ec. 2/169)
Açıklama: Kişi, böyle bir endişenin içine düşerse, başkasını ev yapmaktan alıkoymak yerine, sesin işitilmemesi için gerekli tedbirleri alması gerekir. Bir kimsenin ıztırarı başkasının hakkına set çekmez.
2975 - Abdürrahim Fetvalarından: "Bir şehirde (toptan) mal alıp, bir pazarda oturup (satarak) ticaretle meşgul olan Zeyd'e birkaç kimseler, "O malı alıp satmak, bizim kârımızdır" diyerek Zeyd'i engellemeye güçlü (ve haklı) olmazlar" (H.Ec. 2/169)
2976 - Ali Efendi Fetvalarından: "Birkaç kimse, ortak bulundukları hususi bir yoldan geçip dururlarken, içlerinden Zeyd, "Bu günden sonra geçmenize razı değilim" diyerek, diğer kimseleri engellemeye güçlü (ve salâhiyetti) olmaz" (H.Ec. 2/170)
Açıklama: Her insanın meşru yollardan mülk edinme hakkı vardır. Gerek kazanç gerekse miras yolu ile sahip olunan bir malda, dini hükümlerin hudutları içinde, tasarrufta bulunmaya her mülk sahibinin salâhiyeti vardır.
Bu hakkı engelleyici mahiyetteki tedbir ve zorlamalar, mülkiyet hakkına tecavüz ve mesken masuniyetini ihlâl sayılır.
İslâm dini, bu hususu birçok müeyyidelere bağlamış ve mülkiyeti tecavüzden uzak tutmuştur. Buna zarar verecek yollar, dini öğütler, hukuki sorumluluklar ile veya ahiret hayatındaki sorumluluktan haberdar etmek suretiyle engellenmiştir.
Hakkı, hak sahibine vermeyi hedef olarak seçen İslâm, adaletin ancak bu suretle vücut bulacağını bildirmiştir. Bu sebeple, mütecavize "dur" derken, tecavüze uğrayan şahsın mağduriyetini telâfi için, onun müdafaasını yüklenmiş, fetva ve kaza mercileri tesis etmiştir. Mazimize ışık tutmak üzere, verilmiş fetvalardan birkaçını okuyuculanmızın tetkikine arz ediyoruz:
2977 - Behce Fetvalarından: "Zeyd'in mülkündeki dut ağacına çıkıldığında, komşusu Amr'ın kadınlarının oturduğu kısım görünse, Zeyd, Amr'a birkaç defa haber verip sonra ağacın dutlarını silkmek istediğinde (dutu toplamasını) önlemeye muktedir olmaz" (H.Ec. 2/168)
Açıklama: İslâm dini, komşunun iffetini ve mesken masuniyetini korurken, tek taraflı hareket etmemiştir. Aynı zamanda mülk sahibinin zarara uğramamasını da gaye edinmiştir.
2978 - Ali Efendi Fetvalarından: "Zeyd, evinin altındaki dükkânda, eskiden beri ticaretle meşgul olurken, komşusu bulunan kimseler, "Bizim kadın (ve kız)larımız sokağa çıktığında senin dükkânına gelip gidenler görürler" diyerek Zeyd'i ticaretten men etmeye hakları olmaz" (H.Ec. 2/169)
2979 - Ali Efendi Fetvalarından: "Zeyd, Amr'ın evine bitişik bulunan otluğuna, ot yığmak istediğinde Amr, "Otun yanması ve evime sirayet ederek zarar vermesi ihtimali vardır" diyerek men etmeye muktedir olamaz" (H.Ec. 2/169)
Açıklama: Herhangi bir sebeple yangın çıkması ihtimali vardır diye mülk sahibinin meskeninden istifadesi önlenemez. Komşusunu yangına karşı dikkatli olmaya tenbih eder, kendisi de gerekli tedbiri alır. İslâmi hükümler, tevehhüm üzerinde istinad ettirilemez.
2980 - Behce Fetvalarından: "Bir köy halkından olup, cüzzam hastalığına tutulmuş bulunan Zeyd'e, kendi evinde oturup halkın arasına karışmadığı halde, köy halkı, "Biz, senin köyümüzde oturmanı istemeyiz, buradan başka yere göç et" diyerek Zeyd'e zorlama yapmaya muktedir olamazlar" (H.Ec. 2/170)
Açıklama: Cüzzam, sirayet istidadı bulunan tehlikeli bir hastalıktır. Ondan korunmak için, hasta şahsa yaklaşılmaması gerekir. Fakat, evinde oturup dışarıya çıkmayan bir kimseyi, hastalığın bulaşma vehmine dayanarak, başka bir yere göç etmeye zorlamak, İslâmi hükümlerle bağdaşmadığı gibi, insanlık dışı bir hareket olur.
2981 - Behce Fetvalarından: "Evleri yanan bazı kimseler, yeniden ev inşa edip, Hind'in viranesi aralarında kalınca bu kimseler, "Biz ortamızda böyle harap ev bulunmasına razı olmayız. Sen, evini yeniden yap" diyerek Hind'e zorlama yapmayı muktedir olamazlar" (H.Ec. 2/167)
Açıklama: Yeni ev yapan kimselerin aralarında bulunan harap bir evi, evlerinin güzelliğine set çekiyor diye, mülk sahibini yeniden ev yapmaya tazyik etmeleri ve meskeninden istifade etmesine engel olmaları hukuki kaziyelerle bağdaştırılamaz. Her fert, mülkünden dilediği şekilde faydalanma ve meskeninde oturma hak ve hürriyetine sahiptir. Herkesin hürriyeti başkasının hürriyetinin hududunda son bulur.
2982 - Feyziye Fetvalarından: "Zeyd'in hamamının kirli suyu, Amr'ın izni ile, onun bahçesinden akmakta iken Amr vefat etse, mirasçıları Zeyd'in o suyu akıtmasını engellemeye güçlü (ve salahiyetli) olurlar" (H.Ec. 2/167)
Açıklama: Böyle bir müsaade devamlı olmayabilir. Çünkü, akan suyun pisliği oradakileri tedirgin edebilir veya sağlık yönünden zarar teşkil edecek hale gelebilir. Diğer husus da, o şahsın verdiği müsaade, mirasçılar tarafından kaldırılabilir. Zira, ölüm ile mal, sahip değiştirmiştir. O mülkün yeni sahipleri bu müsaadeyi kaldırmakta serbesttirler.
2983 - Feyziye Fetvalarından: "Zeyd, evinin helasının kirli sularını, hakkı olmadığı halde, Amr'ın bahçesine akıtmakta olsa, Amr, bu suları akıtmaktan Zeyd'i menetmeye güçlü (ve haklı) olur" (H.Ec. 2/167)
Açıklama: Bir kimsenin ferdi tasarrufları, başkasının zararına olmamak üzere sınırlandırılmıştır. O hududu zorlayınca tasarrufuna set çekilir.
2984 - Feyziye Fetvalarından: "Zeyd, Amr'ın izni ile, onun bahçesine bir müddet hayvan gübresi dökse, Amr, dilediğinde Zeyd'i men eder" (H.Ec. 2/167)
Ali Efendi Fetvalarından: "Zeyd'in umuma ait yola bitişik duvarının dibine süprüntü dökülüp tebevvül edilir (küçük abdest bozulur) olsa, Zeyd, bu harekette bulunanları menetmeye muktedir olur" (H.Ec. 2/171)
2985 - Feyziye Fetvalarından: "Bir kimse kendi arsasında bir çeşme yapmak dilediğinde, yakınında evi bulunan kimseler, zararı olmadığı halde, "Evlerimizin yakınında çeşme yapılmasını istemeyiz" demeye hakları olmaz" (H.Ec. 2/166)
2986 - Ali Efendi Fetvalarından: "Zeyd'in, evine koydurduğu pencerelerden, Amr'ın, kadınları oturmadığı dış odaları görünse, Amr bu pencereleri kapattırmaya hak sahibi değildir" (H.Ec. 167)
Açıklama: Yapılmakta olan bir evden komşusunun zevcesinin ve kızlarının oturacakları harem kısmı görülmediği takdirde, pencere açmaya engel değildir. Şayet harem kısmını görmekte ise, o zaman hukuki yollardan açılmamasını isteyebilir.